Mikrobiyotayı Anlamak

Mikrobiyotayı Anlamak

Selin Akbaş - Yazar

Mikrobiyota en yalın haliyle, insan vücudunda yaşayan tüm mikroorganizmalara verilen isim. Bu mikroorganizmaların toplam gen yapısı ve etkileştiği çevrenin hepsi ise mikrobiyom olarak biliniyor. Bir çeşit bakteri olan bu mikroorganizmalar, genellikle zararlı olarak bilinen bakterilerin aksine sağlığımız için gerekli.

Her insanın kendine özgü olan mikrobiyotası; genellikle bağırsakta, deride, üreme organlarında ve ağızda yer alıyor. Fakat bağırsaklar, geniş yüzey alanları ve içerdiği besinlerle bu mikroorganizmalar için en uygun alan. Sağlıklı insanlarda çok sayıda ve çeşitte bulunan mikrobiyomlar, sağlıklı bir vücuda sahip olmanın bir özelliği olarak kabul ediliyor. Yapılan son araştırmalar, bu yararlı bakterilerin anne karnından yaşlılığa kadar doğum şekli, doğumdan sonraki beslenme, genetik yapı, çevre ve yaşla birlikte farklılaştığını gösteriyor.

Bağırsak Florası Hayatımızı Nasıl Etkiliyor?

Bağırsakta bulunan mikrobiyomların vücudumuza pek çok yararı var ve bu yararlar sadece sindirim sistemimizden ibaret değil. Son yapılan araştırmalar, mikrobiyomların beyin ve ruh sağlığımıza olan olumlu etkisini ve sinir sistemimizle olan ilişkisini net bir şekilde ortaya koyuyor. Bu mikroorganizmalar ayrıca, sinir dokusunu uyaran kimyasalları da üretiyor.

Mikrobiyomlar sayesinde sindirim sistemimizde pek çok kimyasal reaksiyon gerçekleşiyor ve normalde sindirilemeyen pek çok bileşik, bu organizmalar aracılığıyla hazmediliyor. Mikrobiyomlar, sindirim sistemine olan etkilerinin dışında, gelecekte karşılaşacağımız hastalıklar ve duygularımız üzerinde de büyük rol oynuyor.

Bağırsak mikrobiyomlarındaki dengesizlik, başta foksiyonel bağırsak hastalıkları; tiroit, organlarda işlev bozukluğu, otoimmün hastalıkları, diyabet, kolon kanseri gibi hastalıklara neden oluyor. Ayrıca pek çok araştırma, bağırsak mikrobiyomları ile otizm, depresyon ve şizofreni arasındaki bağı da gün yüzüne çıkarıyor. Örneğin, ‘akkermansia’ bakterisinin bağırsaklarda azalması ya da artması, çocuklarda otizme yol açarken; ‘bifidobakteriyum’un ve ‘bakteroid’lerin artması, yetişkinlerde negatif ruh haline veya depresyona neden oluyor. Bu yüzden, sağlıklı bağırsak mikrobiyomlarına sahip olmak sağlıklı bir bedene sahip olmak demek.

Meraklısı için daha fazlası:

  1. https://goop.com/wellness/health/is-your-gut-healthy-how-to-tell/
  2. https://goop.com/wellness/health/ways-to-improve-gut-health/
  3. https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S2452231719300181#t0005
  4. https://www.bbc.com/turkce/vert-fut-47027998
  5. https://biruni.com.tr/e-kutuphane/populer-bultenler/mikrobiyota/

Bu yazıda ifade edilen görüşler, alternatif çalışmalara ışık tutmak ve bu çalışmalar hakkında konuşmayı teşvik etmek için yazılmıştır. Yazılar hekimlerin tavsiyelerini bir ölçüde içeriyor olsa bile, sadece bilgilendirme amaçlıdır. Bu yazı; profesyonel tıbbi tavsiyenin, teşhisin ve tedavinin yerini alamaz.

Yazar Hakkında: 

Selin Akbaş – Be People Editörü

Lisans eğitimini Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü’nde tamamlayan Selin Akbaş, üniversite yıllarında Medyascope.tv ve Thomson Reuters Haber Ajansı’nda gazetecilik stajları yaptı ve çeşitli bloglarda metin yazarı olarak çalıştı. Aralık 2019’dan beri Dükkan Creative editörlerinden biri olarak stratejik içerik üreticiliği ve metin yazarlığı alanında çalışıyor.

Wellness

4. Harvest Kaplankaya Etkinliğine Geri Sayım !
4. Harvest Kaplankaya Etkinliğine Geri Sayım !

Alara Dolunay 21 Eylül 2021

Ege’nin cam mavisi kıyılarında gerçekleşen paylaşım dolu nefes kesen bir yolculuk. Harvest Kaplankaya, Dünya’nın dört bir yanında adından söz ettiren ve bütüne ilham olan insanların hikayelerini bir araya getiriyor. Müzikle, bilgiyle, duyularla ve hislerle her anlamda doyumu yaşatacak deneyimler sunuyor. ''Harvest of Knowledge'' felsefesi başlığı altında oluşturulan bu sıra dışı deneyimler sunan etkinlik kendinizi yeniden keşfetmek ve yeni bir bakış açısı kazanmak için harika bir seçenek olabilir.

Devamı

Farkındalık Yolu
Farkındalık Yolu

Özgür Göndiken 20 Eylül 2021

Dünya üzerinde insan olarak bulunduğumuz andan beri, sürekli olarak çevremizi ve kendimizi tanımaya çalıştık. İnsanın kendini tanıma ve anlamlandırma çabasının ne kadar önemli olduğunu Antik Yunanistan’ın en önemli kentlerinden birisi olan Delphi’deki Apollon Tapınağı’nın duvarında yazılı altın harfli ifadeden anlayabiliriz: γνῶθι σεαυτόν yani kendini bil! Aslında insanın kendisini tanıma ve bilme macerası, bir yanıyla, tarihin en büyük düşünürlerinin üzerine çalıştığı konulardan birisi olmuştur. Mesela ünlü filozof Sokrates’in, “sorgulanmamış bir hayat yaşamaya değmez” diyerek her bireyin kendisi ve yaşamı üzerine düşünmesi gerektiğini belirttiği söylenir. Gerçekten de insan olarak varlığımızın bir anlam kazanabilmesi için en az dış dünyayı incelediğimiz kadar kendimizi ve bizi biz yapan unsurları da incelememiz gerekiyor. Artık Sokrates’in zamanında değiliz ve bizim tecrübe ettiğimiz modern zamanlar onunkinden çok farklı. Öyleyse nasıl bir yol izlemeliyiz?

Devamı

Nereden geldim nereye gidiyorum…
Nereden geldim nereye gidiyorum…

Damla Kurklu 15 Eylül 2021

Babasını 5 yaşında kaybetmiş bir kız çocuğu olarak ilk darbemi aldığım hayat yolculuğumda, neredeyse o günden beri aklımda olan ‘babam nereye gitti?’ ‘ben nereden geldim ve neden buradayım?’ sorularına cevap ararken çok sayıda şifacı ve  bilge;  teknik ve öğretiyle karşılaştım. Şaman ritüellerinden beslenme biçimime kadar her adımda kendimi biraz daha açmaya ve kalıplarımdan kurtulmaya çalıştım. 

Devamı