Asrın Öğretisi Ayurveda ile Doğru Yaşam Tarzı

Asrın Öğretisi Ayurveda ile Doğru Yaşam Tarzı

Alara Dolunay - Yazar

Ayurveda, 6.000 yıl evvel Hindistan’da keşfedilmesine rağmen son zamanlarda oldukça çarpıcı bir hale gelen, farklı bir beslenme önerisi sunan alternatif tıp sistemi.

Ayurveda beslenme, özellikle yoganın popülaritesinin artmasıyla gündeme hızlı bir giriş yaptı. Alternatif tıp bilimleri arasında listenin başına yerleşen Ayurvedik beslenmeyi yogadan ayrı düşünmek pek de mümkün değil. Çünkü bu iki kardeş disiplin, birbirlerini destekleyen niteliklere sahip. Vedik iki disiplin olarak kabul edilen Yoga ve Ayurveda, yaşamın tüm alan ve seviyelerinde bize sunduğu faydaları güçlendirmek için beraber çalışıyor.

Yani, Ayurveda için bir nevi şifa yogası da denebilir. Bu kadim öğreti, tüm yogaların sistemlerini bireyin yapısına göre şifalanmasında ve doğru yaşam tarzına erişmesinde kullanıyor. Sıradan bir diyet sistemini bambaşka bir çıtaya taşıyarak beden, ruh ve akıl bütünlüğünü hedef alıyor. Kişinin yaratılışına göre beslenmesini temel alarak içsel refah ve mutluluk vaat ediyor.

Ayurveda, insanı doğanın elementleriyle karşılaştırıyor ve, 5 elementi 3 kategoriye ayırarak insanın karakter özelliklerini belirtiyor. Prakruti adı verilen kişisel beden tipleri doğumla belirleniyor, kişiye göre değişik oranlar gösteriyor ve ömür boyu aynı kalıyor. 


5 Element ve 3 Dosha; Vata, Pitta, Kapha!


Vata Dosha, ether ve hava elementlerinin birleşimi olarak bedenin hareket olgusunu temsil ediyor. Soğuk ve kuru ürünlerden çabuk etkileniyor. Fiziksel anlamda gaz sorunları, kuruluk, kabızlık gibi problemler gösterebiliyor. Aynı zamanda psikolojik hareketlilik de bu alana giriyor. Vata yüksekliği kişide konsantrasyon eksikliği, kaygı, tedirginlik hali gibi psikolojik tepkilere de yol açabiliyor. Strese yol açabilecek endişe ve korkular tetikleniyor. 

Pitta Dosha, ateş ve su elementleriyle işletim sistemlerinden sorumlu olarak karşımıza çıkıyor.

Pitta yüksekliği tansiyon ve karaciğer problemlerine neden olabiliyor. Bu durumda doğrudan stres derecenizi etkiliyor ve öfkeli bir ruh hali meydana getiriyor. Pitta özellikleri sıcak, ateş ve, enerji olarak ifade ediliyor. Pitta seviyesini dengelemek için baharatlı yiyeceklerden kaçınılması ve soğuk besinlerin tüketilmesi tavsiye ediliyor.

Kapha Dosha ise, toprak ve su elementlerini yansıtıyor, yapıları simgeliyor. Soğuk, ağır ve yapışkan özellikler taşıyor. Yapı artışının en önemli belirtisi ise birçok kişinin mağdur olduğu kilo problemleri ve yağlanma. Kapha’nın dengelenmesi için de soğuk, ağır ve yapışkana karşıt sıcak ve kuru besinler öneriliyor. 

Kısaca derlemek gerekirse, Ayurveda öğretisinin temel mantığı beden tipine göre beslenmek değil! Bedeninizi tanımak ve dengesi bozulan doshanız üzerine odaklanmak. Bu doshaların temsil ettiklerinin tam tersini uygulayarak bir terazi sistemi oluşturmak mümkün. 


Meraklısı için daha fazlası:

Dr. Buğra Öktem 

Yazar hakkında:

Alara Dolunay – Be People Editörü

Lisans Eğitimini Bilgi Üniversitesi Medya ve İletişim Sistemleri Bölümünde tamamlayan Alara Dolunay, ICM Turkey Dijital Pazarlama Ajansı proje müdürü asistanlığı ve Doğan Paksoy Galeri Genç Sanat Dergisi Yazarlığı stajlarını tamamladı. 2020 senesinde Sotheby’s Art Institute, Sanat Tarihi programına katıldı. Ocak 2021’den beri Be People bünyesinde Kreatif Editör konumunda çalışıyor.

Food

Enerjinizi Yükseltmenize Yardımcı Olacak 14 Besin
Enerjinizi Yükseltmenize Yardımcı Olacak 14 Besin

Büşra Türkmen 26 Haziran 2021

Gün içerisinde enerjimizi yükseltmeye ihtiyaç duyduğumuz birçok an yaşıyoruz. Bazen dışarıda çok yoğun işlerimiz olduğunda bazen ise üretmek ve güne devam etmek için enerjimizi artıracak çözümler arıyoruz.

Devamı

Her Sofrada İstisnasız Yer Alan Tuz!
Her Sofrada İstisnasız Yer Alan Tuz!

Alara Dolunay 10 Haziran 2021

7’den 70’e öğünlerin vazgeçilmez bir parçası olan tuz hakkında aslında ne biliyoruz? Bu besin küçük bir detay gibi gözükse de sağlığımız için gerçekten ne ifade ediyor?

Devamı

En Değerli Antioksidan: Glutatyon
En Değerli Antioksidan: Glutatyon

Alara Dolunay 03 Haziran 2021

Yaşadığımız yüzyılda insan ömrü uzadı. Dolayısıyla bu süreyi daha da uzatabilmek ve hastalıklardan korunmak için pek çok yöntem merak konusu haline geldi. Bir yandan da sürekli maruz kaldığımız kimyasallarla temiz beslenmek neredeyse imkansız. Bu nedenle hormonal bozukluklar ve erken yaşta kanser gibi pek çok sorun ortaya çıkabiliyor.

Devamı