Yüzümüzün Gerçekten Egzersize İhtiyacı Var mı?

Yüzümüzün Gerçekten Egzersize İhtiyacı Var mı?

Selin Akbaş - Yazar

Daha güzel bacaklara, daha sıkı kollara veya karın kaslarına sahip olmak için ne yapmamız gerektiğini biliyoruz, ama neden aynısını yüzümüzle yapmıyoruz? Bu soruyu ve daha fazlasını Yogadayoga Kurucusu Zeynep Şensoy'a sorduk. 

Kurumsal hayattan ayrılarak Yogadayoga markasını kurdunuz. Bu serüveninizden bahseder misiniz?

Kurumsal hayattan ayrılalı yaklaşık beş sene oldu. Ama ayrılma süreci kolay değildi. Hayatımda her zaman spor vardı ve üniversitede de spor akademisine ya da konservatuvara gitmek isteyen biriydim. Ama “mutlaka bir mesleğin olsun” tavsiyesiyle ekonomi okudum. Ekonomi okuyup masa başına geçtikten sonra mutlu olmadığımı anladım. Çünkü sağlıklı yaşam, spor, hem bedensel hem ruhsal gelişim her daim odağımdaydı. Ofiste de arkadaşlarımı koşmaya ve hareket etmeye teşvik ederek sağlıklı bir hayata yönlendirirdim. Evlenince masa başındaki hayatın evli birisi için kolay olmadığını fark ettim. Tabii, bu tercih meselesi ama çok fazla mesai harcıyordum, mail’lere bakmak bazen gece yarısına kadar sürüyordu. 27 yaşındayken 40 yaşında kendimi bu hayatta görüyor muyum diye düşündüm ve görmediğime karar verdim. Dolayısıyla da arayış içine girdim. Karateci olduğum için ilk başta Tae bo eğitmeni mi olsam diye düşündüm. Ama Tae bo eğitmenliği hamileyken, küçük bir bebeğim varken yapılacak bir şey değildi. Sonra kadına ve güzelliğe yönelik bir şey olsun istedim. O sıralarda da eşimle birlikte diksiyon kursuna gidiyorduk. Oradaki egzersizlerin yüz kaslarımı çalıştırdığını fark ettim ve internete “face, muscle, beauty” kelimelerini yazınca karşıma yüz yogası çıktı. İyi ki de çıktı. Sonra eğitim aldım. Ama bu sırada gündüzleri ofise gidip çalışıyordum akşamları da işten çıkıp yoga dersleri veriyordum. Sonrasında eşimin de desteğiyle kurumsal hayattan ayrıldım ve kendi markamız olan Yogadayoga’yı kurduk. Beş yıldır da bu marka üzerine çalışıyoruz.

Gün boyunca belirli zamanlarda takip ettiğiniz ritüelleriniz var mı? Evlerimizde farklı bir deneyim yaşadığımız bu günlerde bize önerebileceğiniz ritüeller neler?

Belirli zamanlarda takip ettiğim ritüelleri aslında günlük bir ritüele sokmaya çalışıyorum. Özellikle her akşam mutlaka yüzümü temizleyip, tonikleyip ardından 15-20 dakikalık bir yüz yogası yapıyorum ve cildimi nemlendirmeye çalışıyorum. Normalde de eğer dışarı çıkacaksam sabah kalktığımda mutlaka güneş kremiyle güne başlıyorum. Sağlıklı beslenmek adına en kolay yapabildiğim şey, mutlaka günde 2.5-3 litre su içmek ve dengeli beslenmek. Tabii, sağlıklı beslenmenin en önemli kısmı da rafine şekerden uzak durmak.

Evde kalma süreciyle beraber hareketsiz bir yaşamın içinde bulduk kendimizi. Bu süreçte sizin de eğitimini verdiğiniz Hatha Yoga bize nasıl yardımcı olabilir?

Youtube kanalımda hem yüz yogası hem de Hatha Yoga başlığı altında derslerim var. Özellikle bu süreçte, herkesin evinde koşu bandı olmadığı için veya herkesin mahallesinde gezip dolaşabileceği bir park olmadığı için evde yürüyüş videoları çektik. Normal zamanlarda da örneğin; evden çıkmak istemediğimizde, havanın kötü olduğu zamanlarda veya yoga dersi için stüdyoya gitmek istemediğimizde hem Hatha Yoga hem de yürüyüş videolarının yardımcı olacağını düşünüyorum.

Yüz yogası yaparken nelere dikkat etmeliyiz?

Spor yaparken nasıl yanlış bir hareket yaptığımızda sakatlanırsak yüz yogasını da yanlış uygularsak yüzümüzde daha fazla kırışıklığa ve sarkmaya neden olur. Mutlaka ayna karşısında hareketleri doğru bir şekilde yaptığımızdan emin olmalıyız. Doğru bir şekilde yapılırsa geri dönüşü çok güzel oluyor. Çünkü spor yaparken vücudumuzdaki kaslar nasıl çalışıyorsa yüz yogasında da yüzümüzdeki kaslar öyle çalışıyor.

Yüz yogası yapmak için en uygun zaman ne zaman? Yüz yogasının ideal uzunluğu kaç dakika olmalı?

Bu aslında göreceli bir şey ama ben yaklaşık sekiz senedir yüz yogası yapan biri olarak şunu söyleyebilirim ki, en uygun zaman akşam. Çünkü sabahları hep bir telaş içindeyiz. Kalkmak, hazırlanmak, işe gitmek... Ama akşamları kendimize vakit ayırabiliyoruz. Günün stresinden kurtulmuş oluyoruz. Akşamları yaptığımız yüz yogasına yüzümüzü temizlemekle başladığımız için yüzümüzde olan makyajı temizliyoruz. Makyaj yapmıyorsak da gün boyunca yaşadığımız stresin kalıntısını yüzümüzden atıyoruz. Yoga ile birlikte yüz kaslarımızı çalıştırdığımız ve yüzümüzü rahatlattığımız için günün stresinden arınıyoruz, kırışıklıklardan ve sarkmalardan kurtuluyoruz. Temizleme, yoga yapma ve nemlendirmeyle birlikte yaklaşık 20 dakika sürüyor. Yüz yogasının her gün olmasa bile haftada en az üç gün yapılmasını öneriyorum.

Yüz yogasını tamamladıktan sonra önerdiğiniz doğal kremler veya yağlar var mı?

Benim favorim kuşburnu çekirdeği yağı. Ama eğer cildiniz yağlıysa ahududu çekirdeği yağı kullanabilirsiniz.

Yüz yogasını yapan pek çok kişi iki veya üç hafta gibi kısa bir sürede yüzünde belirgin değişiklikler olduğunu belirtiyor. Bu işin sırrı ne?

Bunun sırrı, yüzümüzdeki kasları çalıştırmak. Spor gibi düşünün. Eğer iki veya üç hafta disiplinli bir şekilde düzenli spor yaparsanız, beslenmenize ve uyku düzeninize dikkat ederseniz, vücut kendini toparlıyor ve sıkılaşıyor. Vücudunuz şekle giriyor ve aynada gördüğünüz kişi sizi mutlu ediyor. Sağlıklı olduğunuz için de kendinizi hem ruhsal hem de bedensel olarak iyi hissediyorsunuz. Aynı şekilde yüzümüzdeki kasları çalıştırmak ve yüz kaslarını kuvvetlendirmek de yüzümüzü toparlıyor ve yer çekimine karşı bir direnç sağlıyor.

Yüz yogasının hem yüzümüze hem de vücudumuza faydaları neler?

Yüz yogası ile kırışıklıklardan ve sarkmalardan kurtuluyoruz. Örneğin, gözümüzün etrafındaki kasları çalıştırmak, dışarıdan bakıldığında göz kapaklarının sarkmasını engelliyor. Göz torbalarından, kaz ayaklarından kurtulmayı sağlıyor ve aynada kendimize baktığımızda daha iyi bir görüntüye sahip olduğumuzu görüyoruz. Bu egzersizler, gözümüzdeki kasları kuvvetlendireceği için bir göz rahatsızlığımız varsa veya göz merceğimizde bir problem varsa, kısa vadede olmasa da uzun vadede bu rahatsızlığın veya mercekteki problemin düzelmesini sağlıyor. Mesela yaklaşık iki buçuk senedir benimle çalışan bir arkadaşımın gözlük derecesi 2.7’den 2‘ye düştü. Örneğin, benim hocam 20 yıldır yüz yogası yapıyor ve hipermetrop gözlüğünü artık kullanmıyor. Dışarıda güzelliğimize dokunurken yaptığımız her şey içeride bize şifa oluyor.

Koronavirüsün psikolojimiz üzerinde yarattığı pek çok olumsuz duygu var. Yüz yogası ve diğer yoga türleri bize bu olumsuz duygulardan kurtulmada nasıl yardımcı olabilir?

Aslında hem yüz yogasında hem de diğer yoga türlerinde kendimize odaklanmaya çalışıyoruz. Yüz yogasını ayna karşısında yaparken kendimizi de inceliyoruz. Makyajsız ve samimi bir şekilde cildimizin ve yüzümüzün nasıl olduğunu, gözlerimizin nasıl baktığını, cildimizin solgun olup olmadığını görüyoruz. Aynada gördüğümüz kişi; organlarımızın, sistemimizin ve ruhumuzun bir yansıması. Yani; yediğimiz, içtiğimiz, okuduğumuz, yazdığımız, duyduğumuz ne varsa yüzümüze yansıyor. Dolayısıyla, yüz yogası yaparken göz kapaklarınızın ve dudaklarımızın neden aşağıya doğru sarktığını, çizgilerimizin neden derinleştiğini kendimize sorduğumuz zaman kendimizle ilgilenmeye ve uğraşmaya başlıyoruz. Dış dünyadaki haberlerden, kişilerden, işlerden kurtulup kendimize odaklanıyoruz. Böylece, yüz yogası ile yüzümüzde dokunduğumuz her nokta ve fark ettiğimiz her gerçek; hem kendimize, hem ruhumuza hem de bedenimize şifa oluyor.

Pek çok kişi evde kalmanın yarattığı zamanla birlikte yeni alışkanlıklar edinmeye başladı. Bu süreçte yüz yogasına başlayanlara tavsiyeleriniz neler?

Evet, bu dönemde pek çok kişi yüz yogasına başladı. Ben de bu süreçte yüz yogasına başlayan kişilerden çok fazla mesaj alıyorum. Dijital olarak tavsiye vermem gerekirse, Youtube’da başlangıç seviye, orta seviye ve ileri seviye olmak üzere yüz yogası derslerim var. Yeni başlayanlar, başlangıç seviyesindeki hareketleri, iki ay boyunca haftada en az üç gün devam ettirdikten sonra orta seviyeye geçebilir. Ardından bu rutine ek olarak üç ay boyunca haftada iki kez orta seviye yüz yogası yapabilirler. Daha sonra ise ileri seviyeye geçebilirler. Bunun haricinde dudak çevresi, alın çevresi, göz çevresi gibi kısa videolarım var. Eğer daha fazla odaklanmak istedikleri bir bölge varsa o videoları da izleyebilirler.

Yüz yogasına ve diğer yoga türlerine başladıktan sonra devam ettirmek, alışkanlık haline getirmek için yogayı hayatımıza nasıl konumlandırmalıyız?

Bu birçoğumuzun başarabildiği bir şey değil. Çünkü hayatta çok fazla şeyle uğraşıyoruz. İşimiz var, evimiz var, evliysek eşimiz var, anneysek çocuğumuz var. O yüzden ben, yeni başlayanlara şunu söylüyorum: Yapabileceğiniz adımlarla başlayın. Örneğin, günde üç saat yoga yaparsanız ertesi gün yapmanız mümkün değil. Küçük küçük adımlarla, ufak ufak hayatınıza katmalısınız. Yüz yogasına başlamak isteyenler; temizlemeyi, yogayı ve nemlendirmeyi bir arada yapamıyorsa belki sadece temizleme ve nemlendirmeyle başlayabilirler. Birkaç hafta bunu yaptıktan sonra küçük adımlar halinde ekleyerek devam ettirebilirler. Ben bugüne kadar hayatıma katmak istediğim her şeyde böyle bir yol izledim. Çünkü her gün yeni bir gün ve yeni bir maraton. İstikrar her şeyde önemli. Dolayısıyla bir anda onuncu basamağa çıkmaktansa önce birinci basamağı, ardından ikinci basamağı çıkmak daha önemli. 

Bu yazıda ifade edilen görüşler, alternatif çalışmalara ışık tutmayı ve konuşmayı teşvik etmeyi hedefler. Yazara ait olan bu görüşler, Be People’ın görüşlerini yansıtmak zorunda değildir ve hekimlerin ve doktorların (tıp doktorlarının) tavsiyelerini bir ölçüde içeriyor olsa bile, sadece bilgilendirme amaçlıdır. Bu yazının; profesyonel tıbbi tavsiyenin, teşhisin ve tedavinin yerine geçmesi hedeflenmemiştir ve özel bir tıbbi tavsiye için buradaki bilgilere güvenilmemelidir.

Zeynep Şensoy – Yogadayoga Kurucusu

Yeditepe Üniversitesi ve Montana State University'de Ekonomi eğitimi aldıktan sonra uluslararası bir şirkette çalışmaya başlayan Şensoy, yogaya İstanbul’da Faruk Kurtuluş’tan aldığı 200 saatlik yoga eğitmenliği eğitimi ile adım attı. Ardından İngiltere’ye giderek yüz yogasının önde gelen isimlerinden biri olan Danielle Collins’den yüz yogası dersleri aldı ve sertifikalı yüz yogası eğitmeni unvanını kazandı. 2014’te Yogadayoga markasını kuran Şensoy halen yüz yogası, Hatha Yoga ve hamile yogası eğitimleri vermeye, kurumlar ve özel gruplar için workshop'lar düzenlemeye devam ediyor.

Be People

Yeni Teknolojiler ve Yaşanabilir Bir Dünya
Yeni Teknolojiler ve Yaşanabilir Bir Dünya

Özgür Göndiken 23 Eylül 2021

Sürdürülebilir bir yaşamdan uzak olmamızın neticeleriyle boğuşuyoruz. Ekosistem bozuldukça, tüm canlılarla birlikte biz de her geçen gün daha çok zarar görüyoruz. Geçtiğimiz haftalarda tecrübe etmek zorunda kaldığımız orman yangınları, sel felaketleri ve erozyon gibi hayati sorunlar bu büyük filmden sadece bazı kesitlerdi. Yine de hala direniyoruz çünkü hala umut var. Teknoloji ve çevre bilinci ile daha yaşanabilir bir dünya mümkün.

Devamı

6 Adımla Daha Sürdürülebilir Bir Yaşam
6 Adımla Daha Sürdürülebilir Bir Yaşam

Alara Dolunay 18 Ağustos 2021

İklim değişikliği olarak da adlandırılan küresel ısınma, karbondioksit gibi ısıyı tutan gazların atmosferde artmasıyla oluşan ve atmosfere salınan sera gazlarının neden olduğu düşünülen sera etkisinin sonucunda da, Dünya üzerinde yıl boyunca kara, deniz ve havada ölçülen ortalama sıcaklıklarda görülen artış nedeniyle dünyanın iklimin değişmesi olarak açıklanıyor.

Devamı

Tunus'tan Gelen Zarafet
Tunus'tan Gelen Zarafet

Alara Dolunay 05 Haziran 2021

Salima Studio’nun kurucusu Feriel Ben Attia, Tunus’a ait geleneksel kültürü ve doğal teknikleri kullandığı ilham verici tasarımlarının hikayesini Be People’a anlattı.

Devamı